22 yazar 35 başlıq və 54 entry
yenilə | gündəm | top

1 2
modernizm 2 niko pirosmani 2 arqument yazarları düşündürən suallar 6 çox yatmaq elmi akademik məqalə kuba 4 bioqrafiya və avtobioqrafiya hasbi rabbi kulinariya reçitativ rıçaq toz içində çiçək czech fantasy kassir midnight cowboy michael haneke oliqopoliya sözlük yazarlarından şüarlar 2 asılılıq yaradan oyunlar 12 tərcüməçi qəzəb qüvvəsi eldamar dikanka yaxınlığında bir kənddə axşamlar azərbaycandakı həyatın demo olması kuber-pedi 2 1907 jason bourne çörəkarası saçaq pendir tantuni ahmet ümit penitente pontius pilatus 2 maitre gims satıcı mizantrop 8 qara mamba 3 sözlük yazarlarından aforizmlər azərbaycanlılar üçün application ideyaları 4 deep purple 3 nova synteza teksun 2 strawbs far cry 3 2 playlist ian anderson 3 cem adrian 3 hell or high water nailə əliyeva ballda of francis alabadalejo the last of us part 2 too old to rock 'n' roll: too young to die! the jethro tull christmas album crest of a knave erik erikson wikipedia cinayət prosessual məcəlləsi suspense məsləhətli sənədli filmlər yazarlar haqqında başlıq açmağın məntiqi string driven thing yazarların başına gələn maraqlı hadisələr 3 əli mirəliyev kasıb çalğıçı fizikanın təkamülü 2 masturbasiya 6 local uncharted: the lost legacy reveal tirnidus yify the last of us 3 cinayət məcəlləsi mother of mine black hawk down gagma napiri no man's land hotel rwanda təkcə mənmi edirəm deyə düşünülən şeylər 2 4 dekabr 2015 neft daşlarında qəza 2 siyasi aktivist müptezeller yazarların paylaşmaq istədikləri musiqilər sözlükçülərin ən sevdiyi cizgi film personajları homoseksuallığın xəstəlik olmadığı gerçəyi yazarların hal hazırda dinlədikləri musiqilər booky.io favoritus.com sezen aksu 2 azərbaycan iqtisadiyyatı social media manager

attila ilhan


facebook twitter əjdaha lazımdı   googllalink

    1. bir neçe il evvel oxuduğum kimi sevsem sensin şeiri ile meni menden alan türk şairi
    2. sehv etmiremse atatürkçü olduğu üçün ön yargı yaradan ama tenqidçiliyi bacaran insan. bir sözü meni sevindirmişdi " şu an parisde olsam yine bi otel köşesinde kitap okuyor olurdum" deyesen beleydi.
    3. türk şair, yazıçı, tenqidçisi. 1925-ci il 15 iyunda doğulmuşdur. ilk tehsilini izmir şeherinde almışdır. mekteb vaxtında sevdiyi qıza gönderdiyi nazım hikmet şeirlerine göre bir neçe aylıq hebse girmiş ve tehsilden uzaqlaşma ile cezalandırılmışdır. 1944-de cezası qaldırılır ve istanbulda tehsiline davam edir. 1946-cı ilde ıstanbul universiteti hüquq fakültesine daxil olur. tehsili yarıda buraxaraq nazım hikmeti qurtarma herekatına qoşulur ve parise gedir. 1950-ci iller izmir-istanbul-paris arasında keçir. eyni illerde adı türkiyede eşidilmeye başlanır, sol fikirleri, nazım hikmeti qoruma herekatı sebebile polisle problemler yaşayır. yene bu illerde şeirleri qezetlerde, jurnallarda çap edilir ve kino tenqidçiliyine başlayır. 1957-de esgerliyini çekdikden sonra kino sahesinde daha çox çalışır ve ali kaptanoğlu adıyla 15 ssenari yazır. 1960-cı ilde parise qayıdır ve sosyalizmi ve televiziyanı inceleyir. atasının ölümü ile ızmire qayıdır ve 8 il burada yaşayır ve demokrat izmir qezetinin başyazıçısı olur. 1968-de evlenir ve 15 il evliliyi davam edir. 1973-de ankaraya gedir ve iki roman( sırtlan payı ve yaraya tuz basmak ) yazır. bundan sonra yeniden istabula qayıdır ve milliyet(1982-1987), güneş, meydan(1993-1996), cumhuriyet(1996-2005) qezetlerine yazır. televizorun her eve girmesiyle Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür kimi seriallara ssenariler yazır. 11 oktyabr 2005-ci ilde infakt keçirerek vefat edir. 1953-cü ilde çap edilen roanına qeder 10roman yazır, amma heç birini çap etdirmir: bir çox roman yazmışdım evvelden. amma niye çap etdirmedim? çünki bilirem ki, yazıçılar ilk romanlarında özlerinden danışırlar. o roman deyil, o günlükdür. romanları: sokaktaki adam (1953) zenciler birbirine benzemez (1957) kurtlar sofrası (1963) aynanın içindekiler serisi bıçağın ucu (1973) sırtlan payı (1974) yunus nadi roman armağanı yaraya tuz basmak (1978) dersaadet'te sabah ezanları (1981) o karanlıkta biz (1988) allah'ın süngüleri: reis paşa (2002) gazi paşa (2006) fena halde leman (1980) haco hanım vay (1984) o sarışın kurt (2007) eyni zamanda bir çox sayda deneme janrında da eser vermişdir: abbas yolcu (1957) (xatire ve deneme) yanlış kadınlar yanlış erkekler (1985)(xatire ve deneme) hangi sol (1970) hangi batı (1972) hangi seks (1976) hangi sağ (1980) hangi atatürk (1981) sağım solum sobe (1985) hangi edebiyat (1991) sosyalizm asıl şimdi (1991) hangi laiklik (1995) hangi küreselleşme (1997) 5 ssenari yazmışdır: teleflaş (1991) sekiz sütuna manşet (1982) kartallar yüksek uçar (1983) yarın artık bugündür (1986) yıldızlar gece büyür (1992) daha çox şeirleriyle mehşurdur ki, bir çox sayıda şeiiri vardır. bu şeirler 2006-cı ilde çap edilen an gelir kitabında toplanmışdır.
    4. en mehşur şeiri (bax: ben sana mecburum)dur: ben sana mecburum bilemezsin adini mih gibi aklimda tutuyorum buyudukce buyuyor gozlerin ben sana mecburum bilemezsin icimi seninle isitiyorum agaclar sonbahara hazirlaniyor bu sehir o eski Istanbul mudur karanlikta bulutlar parcalaniyor sokak lambalari birden yaniyor kaldirimlarda yagmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir aksamustu ansizin yorulur tutsak ustura agzinda yasamaktan kimi zaman ellerini kirar tutkusu birkac hayat cikarir yasamasindan hangi kapiyi calsa kimi zaman arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu fatih'te yoksul bir gramofon caliyor eski zamanlardan bir cuma caliyor durup kose basinda deliksiz dinlesem sana kullanilmamis bir gok getirsem haftalar ellerimde ufalaniyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki haziran'da mavi benekli cocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir sileb siziyor issiz gozlerinden belki yesilkoy'de ucaga biniyorsun butun islanmissin tuylerin urperiyor belki korsun kirilmissin telas icindesin kotu ruzgar saclarini goturuyor ne vakit bir yasamak dusunsem bu kurtlar sofrasinda belki zor ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yasamak dusunsem sus deyip adinla basliyorum icimsira kimildiyor gizli denizlerin hayir baska turlu olmayacak ben sana mecburum bilemezsin baxanlar şeiri çocuklar duymasın serialında xatırlaya da biler.
    5. mükemmel bir tenqidçi. herhansı romanını oxumadığım üçün yazarlıq menasında bir şey deye bilmerem, ama bir tenqidçi olaraq doğurdanda güclüdür, sebeb ise herhalda çox kitab oxumasıdır. çünkü Hangi Edebiyat kitabını oxumuşdum, bir cümlede on yazarı bir biri ile müqayise edib yaxşı ve pis tereflerini tek cümle ile ifade ede bilirdi. edebiyat bilgisi önünde baş eyirem.
    6. ikinci dünya müharibəsində yıxılan bütün dünya divarlarına həsr olunmuşdur:

    ben bir duvarım hiç güneş görmedim
    sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar
    yüzümüz benek benek tahta kurusundan
    ve sinemiz baştan başa ak üstünde karalar
    - kelepçeden kahroldu kahroldu bileklerim
    - sıyrılıp çıktım artık ölüm korkusundan
    - dilim dilim sırtımdaki yaralar
    ben demirbaşım sığır siniriyle dayak yedim
    biz de duvarız dinliyen duyan düşünen duvarlar
    bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
    ve bizim kucağımızda kasırgalı insanlar

    yüzündeki deniz parlaklığıyla durur hatıramızda
    o çocuk yumruklu dev o dev yumruklu çocuk
    o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda
    bir cumartesi akşamı girdi kapımızdan
    gözlerinde kıpkızıl diken diken öfkesi
    adeta birden bire aydınlandı zindan
    onu böyle görünce nasıl da korkmuştuk
    sapından fırlamış bir balta gibi çehresi
    ve omuzlarında delikanlı gölgesi

    o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda
    o sırt üstü yatağında yatardı
    sımsıcak gözleri şimdi bile aklımdadır
    bir sana bakardı bir bana bakardı
    dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır
    toprak ana bütün zincirlerinden çözülmüş
    sabahlar akşam üstleri manolya gibi parlak
    tarlaların yüzü gülmüş
    işte her akşam geçtiği denize çıkan sokak
    ah işte annesi annesi sevgilisi
    işte biz dinliyen duyan düşünen duvarlar
    işte o çocuk yumruklu dev o dev yumruklu çocuk

    dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır
    bizim kucağımız terkedilmiş bir yatak gibi kirli soğuk
    o bir kaç defa kartal gibi gitti kartal gibi döndü
    çığlıklarını değil kırbaç sesini duyduk
    biz duvarız neyleyim gözlerimiz ağlamayı bilmez
    onu bir gece sabaha karşı büsbütün götürdüler
    kendi gitti ismi kaldı yadigâr bağrımızda
    o zaman mayıs'tı yağmurlar başımızda

    ya biz idam duvarıyız karşımızda çok insan öldürdüler
    onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık
    temelimiz kanla beslendi ama nedense uzamadık
    öyle bakmayın bu yaralar şerefli yara değil
    getirirler vururlar biz öyle dururuz
    yağmurlar gözyaşı bulutlar mendil
    elimizden ne geldi de yapmadık
    ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz

    onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık
    bir mayıs sabahı toprak rezil gök rezil
    yıldızlar küfür gibi yüzümüze tükürür gibi
    şafak sancılarıyla iki büklümdü ufuk
    ve simsiyah çamur gibi bir manga ortasında
    siyaset meydanına geldi dev yumruklu çocuk
    bulutlar eğilip alnının terini sildiler
    ve mermiler birdenbire ölümü getirdiler

    o düştü biz yine ayakta kaldık
    halbuki ne kadar yorgunuz
    öyle bakmayın bu yaralar şerefli yaralar değil
    ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz
    7. Aysel git başımdan ben sana göre değilim
    Ölümüm birden olacak seziyorum.
    Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
    Aysel git başımdan istemiyorum.

    Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
    Dağıtır gecelerim sarışınlığını
    Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
    hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Benim için kirletme aydınlığını,
    hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

    Islığımı denesen hemen düşürürsün,
    gözlerim hızlandırır tenhalığını
    Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
    Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
    ya korku biriktirmek yetisini.
    Acılarım iyice bol gelir sana,
    sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Ümitsizliğimi olsun anlasana
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

    Sevindiğim anda sen üzülürsün.
    Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
    içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
    uzak yalnızlık limanlarına.
    Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
    Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
    Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
    Sakın başka bir şey getirme aklına.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
    ölümüm birden olacak seziyorum,
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
    Aysel git başımdan seni seviyorum...
    8. gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım
    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım
    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım.


sən də yaz!