dünənin dünyası


facebook twitter əjdaha lazımdı   googllalink

    1. stefan zweigin avtobioqrafik eseridir. müharibeden qaçıb sığındığı braziliyada 2-ci heyat yoldaşı ile birlikde intihar etmeden önce bitirdiyi 1-2 eserinden biridir.

    kitab haqqında öz bloğumda bir yazı yazmışdım. yazı türk dilindedi ve tercüme etmeye heqiqeten heves yoxdu. kitabı oxumağı her ehli kitaba tövsiyye edirem.

    qeyd: niye yazının linkini vermiyib de, hamısını buraya copy-paste edirem deye mentiqli bir sual gele biler.
    cavab verirem: bloq bağlıdı, ancaq özüm oxuya bilirem yazdıqlarımı. paylaşmaya deyer zaten çox yazım yoxdu. olanları yeri ve zamanı gelende paylaşacağam burda.

    --spoiler--

    Sürekli takip ettiğim birkaç blog yazarının tavsiyesi üzerine Stefan Zweig'in "Dünün Dünyası" eserini okumaya başladım. Şunu hemen belirteyim ki, Stefan Zweig'in daha önce iki uzun hikayesini ("Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" ve "Satranç") okumuş ve beğenmiştim. Hatta o kadar ki, bütün eserlerini okumak istediğim yazarlar listesine Stefan Zweigi de eklemiştim. (Diğerleri: Dostoyevski, Dickens, Palahniuk)
    Şunu söyliyeyim ki, Zweig usta çok derin psikolojik analizlere ve tabiat tasvirlerine girmiyor. Baya ilkokul çocuğunun anlayabileceği sığlıkta kaleme alıyor iletmek istediklerini. Günümüzde her kes derinlik ve derin anlam peşindeyken beni Zweig'e yaklaştıran şey de belki bu sığlıktır.
    Gelgelelim Zweig'e ve yazdığı otobiyografisi "Dünün Dünyası"na. Zweig Habsburg imparatorluğunda (Avusturya - Macaristan) 1881 yılında Yahudi burjuvasinin bir üyesi olarak doğmuş. Hitler Nazizminin yenilmeyeceğine inandıktan sonra büyük bir hüzün ve hayal kırıklığı ile 1942 yılında Rio de Janeiro'da (Brezilya) karısı ile beraber intihar etmiştir.
    Çok ince ruhlu bir yazar olan Zweigin 61 yıllık hayatına 2 cihan savaşı sığmıştır. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında o zamanki dünyanın kültür başkenti olan Viyana'da doğmuş ve yaşamış Zweig beşeriyatın ekonomik ve kültürel anlamda elde ettiği bütün kazanımların barbar Nazi zihniyeti tarafından mahvedildiğini görünce yaşama isteği doğal olarak kaybetmiştir.
    Kitaba "Dünün Dünyası" ismini verirken 50-60 yıl içerisinde sanatta, modada, ahlakta, eğitimde ve edebiyatta anlayışın nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Zweig zengin bir aileye mensup olduğu için o zamanın kültürünü de doğal olarak zengin bir insanın gözünden anlatıyor. Böylece eser o zamanın dünyasını subjektif biçimde yansıttığı için sadece Otobiyografi olmaktan öteye geçemiyor. Zaten kitabın hedefi de tarih kitabı olmak değil. Zweig'in tespitleri çok ilginç. Özellikle o zamanlar gençlerin fikirlerinin önemsenmemesi, genç olmanın ayıp bir şey olması, eğitimdeki aşırı ve gereksiz disiplin, seksin sanatın ve yaşamın herhangi bir tarafında yer almaması, seks bir ihtiyaç değilmiş gibi davranılması, insanların hiç rahat olmayan giysi giymeye mecbur olmaları, özellikle bayanların vücudunun kesinlikle güneş ve hava bile görmemesi, kadınları uzun saçlı olmasının, erkeklerin mutlaka bıyık ve sakallı olmaları şu anki Avrupa'ya baktığımızda komik görünüyor.
    Ama Avrupa'da yaşamayan bizler için malesef bahsedilen tespitlerin bir kısmı halen geçerli. Yani Zweig 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında geçen olayları anlattığı esere verdiği isim "Dünün Dünyası" olsa da, 21. yüzyıl Azerbaycanında yaşayanlar için "Bugünün Dünyası" olmaya devam ediyor.
    iyi Okumalar,
    Cansınız

    --spoiler--


sən də yaz!