turgut uyar


facebook twitter əjdaha lazımdı   googllalink

    1. Türk şairi.Fərqli şeirləri var.Mən isə Turgut Uyardan bu şeiri bəyənirəm.



    Ölü Yıkayıcılar

    iyi ki geldiniz burada bulundunuz
    her şey öyle uzun, biz soğuğuz ve
    öyle solgunuz...

    perdeleri kaldırdık. ölüm
    ıslaktı dünyada. denizsiz bir salı günüydü.
    camları açtık, öyle kaldı artık.
    denizsiz bir salı kimler için önemli?
    ölü, boşluğumuzu doldurdu birden,
    kolasız, yakışıksız (ölü yıkayıcılar gelince)
    sigara masalarında, tenteneler,
    duvarlarda aile fotoğrafları, ölüye uygunsuz.
    camları açtık, öyle kaldı artık. ta ki,
    bir kadın su içsin evinde. -adın bir
    avunmadır omuzlarımda ve anlağımda, büyük su-
    bazan bir ölüm büyük bir yadırgamadır şehirlerde.

    "geldiler. büyük ocaklarını kurdular
    bir atı ürküttüler ve yusufçukları.
    denize gitti onlar.
    ölünün çenesini bağlamışlardı, uzattılar.
    karnına bıçak koydular, kara saplı aradılar.
    apış aralarını sildiler, temizlediler.
    karnını oğdular, yine sildiler.
    ayak başparmaklarını bağladılar.
    kefenine biçip giydirdiler.
    ölümü tazeleyip bağışladılar."

    vapurda bilet sordular, birden. vakit,
    geçti. küçüldüm.
    -bir ölüye geç kalmayalım baylar,
    biletler nasıl olsa kesilir.
    sokak başlarını tazelediler bitkin sonuçlar
    - bir de fonde de pouvoir, nasıl ölür kimbilir?
    ayaklarını yıkadıktan sonra. umulmaz. -
    tersaneden bir işçi, bir otelden bir garson
    ve ben
    ve bir su.
    uzungar'lar, uzunavlular, uzunsessiz
    yitirdiğimiz o son duyarlık, o sessiz başkaldırma ölüme
    ve kaçamak bir bakış, çekici külrengine
    ölünün ağzındaki.

    "uzun sessiz ölüyü yıkadılar.
    direnmedi. anısı tükenmedi. sürdü."

    iyi ki geldiniz, burada bulundunuz
    her şey öyle uzun, biz soğukuz ve
    öyle solgunuz...


    (Turgut Uyar)
    3. Bütün gecələri adamı ürəyinə yatan
    ".... bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
    herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım..."
    misralarının müəllifi.
    4. 1927 ci ildə ankara doğulmuş məşhur şair ikinci yeni axımının öncül şairlərindən biri və mənim ən sevdiyim şairdir.
    ilk dəfə 18 yaşında evlənən və 3 uşaq atası olan Turgut uyar 1966 cı ildə istanbula gəlir və burada cemal süreya `nın keçmiş sevgilisi olan tomiris uyar `la tanış olur. bir dönəm şeirlərlə məktublaşdıqdan sonra bu məktublaşmanın sonu evliliyə gətirib çıxarır.
    Turgut uyarın ilk şeir 1947 ci ildə " Yenigün dərgisi`də " yayınlanmışdır.
    1949 cu ildə ilk kitabı olan " Arz-ı Hal " kitabını yayımlayır və bundan sonra 1952 ci ildə " türkiyem " , 1959 cu ildə " Dünyanın En Güzel Arabistanı ", 1962 ci ildə " Tütünler Islak ", 1968 ci ildə " Her Pazartesi " , 1970 ci ildə " Divan ", 1974 cü ildə " Toplandılar " və son olaraq 1982 ci ildə " Kayayı Delen incir " kitabını nəşr etdirir.
    bundan sonra şair 1985 ci ildə istanbulda dünyasını dəyişir.
    5. geyikli gecə şeiri ilə tanıdığım, türk şairi.



    --sitat--

    Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
    Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
    Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
    Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
    Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
    Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
    Bilir bilmez geyikli gece yüzünden

    --sitat--
    6. Palyaço

    i.

    kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
    kaç kilo çekerdi yalnızlık
    kaç kere ezildim altında
    yaz yağmurlarının

    belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
    her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
    hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

    kim sevmezdi çiçekleri filan
    "ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi

    bunu palyaço söyledi,
    palyaço söyledi ben yazdım
    yazdım, yazmasam ağlayacaktım

    herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
    sırf bu yüzden mi ağladım
    alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

    biraz birazdım her şeyden
    dün biraz sinirlenmiştim mesela
    yarın bir kadını seveceğim biraz
    biraz biraz kör oldum bügünlerde

    ama rakı kadehlerini boşaltmayın
    eksilmesin hiçbir şey
    hiçbir şeyden dahi olsa
    kalsın biraz

    ii.

    umursamıyorum yılgınlığımı filan
    çünkü sessizce yaşanmalı her şey
    bir devrim sesszce olmalı mesela
    ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

    bir palyaço neden yalan söylesin ki
    ben palyaço olsaydım söylemezdim
    marangoz olsaydım da söylemezdim
    ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

    hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
    kaç kilo çeker ki bir palyaço
    hem neden yüzüme vuruyorsunuz
    bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

    gocunmam ki ben, ben gocunmam
    bir palyaço ne kara gocunmazsa
    o kadar, o kadar gocunmam işte

    rakı doldurun! eksilmesin

    iii.

    bitmedi, yazacağım daha
    yazmazsam ağlayacağım çünkü
    alçakça olacak biraz

    hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
    her sokakta biraz daha eksilirdik
    bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
    bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
    "duyamadım", derdim, "tekrar et!"
    sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
    sokaklar daha bir puslu
    palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
    ve ben daha bir alçak olurdum
    ağlardım biraz

    hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
    hatta kuyruğuma basma diyorum
    acıyor, tırmalarım,-
    diyorum

    kahrol, kahrol!
    diyorum

    iv.

    geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
    korktum birden, kusacak gibi oldum
    "olur öyle" dedi palyaço,
    "herkes alçaktır biraz"
    "otur ulan!" dedim, bağırdım ona
    ben bazen bağırırım biraz

    "rakı doldur!" dedim, "eksilmesin!"
    ben bazen eksilirim biraz
    aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
    bunu sonradan öğrendim

    ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
    herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
    bunu da sonradan öğrendim

    örneğin;

    geçen gün bir kadınla seviştim
    biraz değil çok seviştim

    ya işte öyle palyaço
    diyorum ki,
    bunu da yeni öğrendim
    sevişmek de eksilmekmiş biraz

    v.

    kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
    "ben sevmezdim" dedim, "yalan"
    dedi
    bunu palyaço söyledi
    palyaço söyledi, ben yazdım
    yazmasam, alçak olacaktım
    hem ben roman da yazdım biraz

    bazen diyorum ki, palyaço,
    sen olmasan ben ne yaparım
    alçakça eksilirim belki biraz
    her yağmur yağışında yerindi dibine girerim
    hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
    ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

    biraz biraz anlıyorum ki,
    yüzler eller, o terli vücutlar filan
    her şey plastikmiş biraz

    vi.

    haydi sirtaki yapalım palyaço
    rakı doldur, yine eksildik biraz


sən də yaz!