fuck buddy


facebook twitter əjdaha lazımdı   googllalink

    1. dost dosdu sikərmi? cümləsinin mübtədaları.
    2. aralarında heç bir bildiyimiz sevgi münasibəti olmayan, iki insanın, iki dostun bir yerdə yemək yemək, söhbət eləmək nə bilim kinoya getmək kimi təbii qarşılayaraq sex həyatı yaşadıqları vəziyyət.
    3. haqqında bayaq oxuduğum maraqlı bir ekşi entrysni paylaşma isteyi yaradan zad.

    " oluyor bu. tükiye'deyim, kadınım ve oluyor. ha ama nasıl oluyor bi bakalım:

    duygusal olarak marşmelov olmadığım bi zaman dilimine denk gelmesi lazım. yoksa adamın üstüne sümüklerimi akıtarak "ben aslında sevgilim olsun istiyorüeeeeeem" diye ağlama potansiyelim söz konusu. kezbanın tillahı olurum; adamı seksten soğuturum; o derece..

    yani koşul 1- kalben, takozluğun kitabını yazdığınız bi zaman dilimi seçiniz.

    veyahut, karşınızdaki insana hiç bi şey hissetmediğinizden emin olunuz.

    koşul 1, genel takozluğu kapsarken, koşul 2, kişiye özel takozluğa işaret etmektedir.

    yani ben sevgili istiyorken ve aşk böceği modundayken bile, şuayip'e bi şey hissetmiyosam hissetmiyorumdur.

    ha ama bu noktada oksitosin denen orospu çocuğu hormona iki çift lafım var: "kafamı bulandırma, sikerim!"

    adamla yattınız diye kendinizi aşka düştüm falan sanabilirsiniz; hormonların emri. fakat hemen toparlanıp, "saçmalama kuzen, bu tamamen fizyolojik bir yanılsama" demeniz ve duygusal yükünüzü adamın ensesinden derhal çekmeniz gerekmekte.

    bu noktada, risk analizi yapmak çok önemli. özetle:

    koşul 2-duygusal olarak etkilenmediğiniz ve etkilenmeyeceğiniz bir adam seçin. fakbadi yapacak kafalara geldiyseniz, bu ayrımı yapabileceğinizi varsayıyorum. yoksa yol yakınken dönün.

    "seni seviyorum", "evlenelim mi", "aşık oldum" gibi laflar dönüyorsa, arkanıza bakmadan uzaklaşın. o adam, aklınca size iyilik yaptığını sanıyor fakat sizi duygusal pohpohlarla kıvama getirmeye çalışırken, beklenti yaratıyor. bulşit! yaptığı şey, kötülüğün ve şerefsizliğin daniskasıdır.

    dürüstlük esastır. fakbadi "gözlerin ne güzelmiş" demez; "götünün loblarına hastayım der". farkı bilin, birbirinizi ve kendinizi katiyen kandırmayın.

    "aaa ama olur mu canım öyle şey. ne o öyle göt möt" diyorsanız, fakbadi işine bulaşmayın. üzüntüden amı götü dağıtırsınız

    koşul 3-size dürüst davranacak birini bulun ve kendinizi asla kandırmayın.

    "valla çok kişiyle olmadım". "dürttüğüm kızları tanısan çok seversin" gibi söylemler, fakbadilik müessesesinde dangalaklığın arapçasıdır. karşınızdaki insanla "takılmaktasınız". meali: en azından bir taraf için bu, muhtemelen, ilk fakbadi tecrübesi olmayacak. dolayısı ile..

    koşul 4-korunun

    eğer adama hesap sorasınız; "neden beni aramadın" diyesiniz geliyorsa ve onu kaybetmemek için susuyorsanız: kırmızı alarm. derhal karşınızdaki kişiye durumu bildirin ve bu anlaşmayı tek taraflı olarak feshedin. o noktadan sonra "fuck" eylemi, cinsel organlardan kalbinize yönelecektir.

    koşul 5-işin içine duygular,kıskançlık vs sızdıysa, anlaşma bozulmuştur. karşınızdaki insanı derhal haberdar ederek ilgili düzeneği sonlandırın

    "çok istiyorum ama hayvan mıyız biz ya? ne fakbadisi yani?" diyorsanız kendi kendinize.. evet, ara sıra hayvanız. kadınların duygusal olduğu, manasız seks yapamadığı gibi fantastik doneler; aile kurumunu pek seven kapitalizmin ve devletin dayattığı şeylerdir. hormonlar ayarımızı bozmaktadır ama eğer sınırlar belliyse, hiç bi şeycik olmaz. ha ama erkekler daha dayanıklı mıdır bu konuda? evet.

    koşul 6-kadınlar duygusaldır gibi klişelere takılmayın. sadece kendinizi ve kalbinizin, bedeninizin sesini dinleyin. "yürü beee" diyorsa, gittiği yere kadar götürün. "aslında tam bilemiyorum, emin değilim ya" diyorsanız, bok yemeyin evinizde uslu uslu oturun

    ---

    gelelim kişisel deneyim ve yorumlara:

    "dostum bu fakbadilik harika bi şey yaaa!" gibi gerzekçe bi şey söyleyemem.

    şu anki duygusal durumumda bu tip bir şeyi kaldırabileceğimi de sanmıyorum. fakat uzuuuun süren bir ilişkinin ardından, kalbime kilit vurmuşken ve sevgiye aşka falan inancımı yitirmişken, hayatımda kimseyi istemediğimden eminken; bu tip ilişkiler yaşadım. karşımdaki insanlar, aşık olabileceğim kişiler değildi. sadece cinsel çekim vardı aramızda. benim de seksle gelen özgüvene ihtiyacım vardı. karşılıklı ego cilası yaptık. işteş fiil olarak "elin şeyiyle mastürbasyon" da denebilir. alan memnun, veren memnun.

    duygusal kalıntısı oldu mu derseniz.. hayır.

    adamlarla ne muhallebiciye gitme ihtiyacı duydum ne de günlük dertlerimi anlatma isteğim oldu. dostlarım hep yanımdaydı. sosyal destek ihtiyacıyla böyle bi şeye kalkışmayın; zırvalarsınız.

    yalnızlıktan da yapmayın, elinizde patlar. (her anlamda :p)

    bence burda alkışlanacak bi durum yok. "çok fakbadilerim oldu benim" demenin, "uu beybi çok havalıyım" tarzı bi etkisi de yok.

    peki ne işe yarar?

    kadınlığı biraz aşağılar gibi bi tablo çizse de kadınsı ve seksi hissetmeyi sağlar. insanın seksüel gelişimine yardım eder. zira ortada kalp kırma riski olmadığından, iki taraf da isteklerini rahatça dile getirebilir. alınmaca gücenmece yapmadan pek çok şey keşfedebilir. "sevgilim benim kutsalımdır; onla ayıp şeyler yapamam" tribine giren kimse olmadığından, rahatça her şey yaşanır.

    erkeklerle empati kurma seviyesi 40 kaplan gücüne yükselir.

    kafa yapısı değişir. seksle sevişme adlı kavramlar ayrılır ve ikisine ayrı ayrı değer biçilir. biri cici öbürü kaka değildir. sadece farklıdır.

    vasat biçimde sevişirken iyi seks yapmayı, vasat biçimde seks yaparken de iyi bi sevişmeyi özlemek mümkündür

    --

    bu arada..

    yazdığım pek çok şey yüzünden, olta atıyor gibi gözüktüğümü biliyorum. napalım, bu da gülün dikeni olsun. kız tarafını anlatmak istiyorum sadece.

    "hey bibeyim, benimki 20 cm" tarzı mesajlara "sen beni ne zannettin hııı" tarzı agresif cevaplar vermemekteyim. zira zahmet edip cevap vermemekteyim. ama kadın-erkek, mantık çerçevesinde konuşacaksak, sabaha kadar sohbet edebiliriz.

    --

    gelelim komplikasyonlara:

    bu krizi çok yaşamadım ama bazen "napıyorum yahu?" "kalp kırıkları spermle yapışmıyo biliyosun di mi dkt'cim?" diyerek, kendime dalmışlığım var.

    eğlenceli olduğu sürece devam ettim. incinir gibi olduğumda derhal kestim.

    çünkü kırılganım. çünkü tek derdimin seks olduğu bir hayat düşünemiyorum. böyle dönemlerim oldu/olabilir.

    şimdi ise, çok ama çok sevmek; sevdiğim insanın mis kokusunu özlemek istediğim zamandayım. mümkünse onunla hayvan gibi sevişmek de isterim.

    aslolan içine kulak vermek; kendini dinlemek.

    laf olsun diye böyle bir şeye kalkışmayın. macera yaşayacağım derken, kendinizi, özsaygınız sıfırlanmış halde bulmayın.

    pişman mıyım? hayır.

    o ara sevgililik bana uygun değildi. sevmeye ve sevilmeye muktedir değildim. tövbe etmiyorum zira orospu tövbesi gibi bi şey olur

    sadece ihtiyaçlarıma kulak veriyorum. kalbimi, bedenimi dinliyorum.

    kadınlar bu işi kotarabilir. fakat sakın kendinize yalan söyleyerek yapmayın. "acımadı kii acımadı kii" diyerek ömür geçmez.

    adamdan hoşlanıyorsanız, hoşlanıyorsunuzdur. sırf ağzınıza bir parmak bal çalınıyor diye bu civarda bekleme yapmayın. karşınızdaki kişiyle beklentileriniz aynı değilse, zarar göreceğiniz açıktır; mutlak gol pozisyonudur. tekrar ediyorum: kendinizi kandırmayın; yanlış sularda oyalanmayın.

    tek derdiniz seks ise, buyrun. güzelce tadını çıkartın.

    ama siz aşık oldunuz; adam da size sus ve yalamaya devam et dedi diye adama kızmayın.
    *

    kimse sizi kandırmıyor. kimse sizi bir şeye zorlamıyor.

    sonuç olarak, bu tip bir ilişki istiyorsanız; çift taraflı olarak kurallara uyun.

    yok istemiyorsanız da "bana gelmez hacı" diyerek, en baştan çekip gidin.

    o güzel kalbinizi, zöttiri şeylerle, incitmeyin "

    bele.


sən də yaz!