nazım hikmet


facebook twitter əjdaha lazımdı   googllalink
1 2 3 4 » 5

    2. yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi istanbulda, pırağda kimi. en sevdiğim memleket yeryüzüdür. sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi. Böyük insan, nazım hikmet ran.
    3. bu gün ölüm il dönümü olan şair
    5. türk edebiyyatının ve türk insanlığının son dövürlerde yetişdirdiyi sima.nazım,böyük mektebdir.onun vaxtına ters mütenasib düşmüş direnişi,ve şeirlerinde ki fikir çatdılma terzi onu her an saygı ile anmamıza şerait yaradır.
    6. "bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?" cümlesiyle qan-qaraçılığa boğan böyük şair.
    7. Sərbəst vəzndə şerləri mənə gec də olsa sevdirən şairlərdən biridir .şerlərindəki möhtəşəm axıclıq insana gəl-gəl deyir . Məsələn bu şerdəki kimi :

    Basit yasayacaksin,BASIT
    Mesela susayınca su içecek kadar basit...
    Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
    Tek düğmesi olacak elindeki cihazin;
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
    Sevince lafı dolandırmadan soylediğin
    "seni seviyorum" gibi.
    Basit bir öpücük yetecek sana...
    Basit, sıcak bir öpücük;
    ve o opücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
    O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
    öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
    Kabak çekirdeği verecek sana
    rakamların veremediği mutluluğu.
    El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
    en değerli kağıdın -hep yanında taşıdığın, atmaya
    kıyamadığın.
    iki harekette giyiniverecek,
    iki harekette soyunuvereceksin.
    Kısacık olacak uyanman,
    ve yola çıkman arasında geçen süre;
    Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
    yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
    Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
    bakışların bile anlatabilecek kendini.
    Beklentilerin de basit olacak:
    Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
    Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
    ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz aşk
    romanını.
    Pankreasının sağlığına dua edeceksin
    kapatırken gözlerini.
    Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
    Bir kaşarlı tost olacak aradığın
    nasıl oturacağını
    bilemediğin sofrada,
    parmakların en kıymetli çatalın.
    Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
    iskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
    Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
    kontrplak bir gitarda doğru basılmış bir
    "fa diyez"in mutluluğunu.
    Makyajı ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.
    Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
    "Bilmiyorum" diyebileceksin bilmediğinde ve
    Çok normal olacak "onu da" bilemeyişin.
    Tek dereden su getirmen yetecek,
    bir "istemiyorum" diyebilmeye,
    Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
    Saatin, sadece saati gosterecek,
    Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
    Küçük bir not defteri olacak "bilgini" en hızlı "sayan".
    Basit yaşayacaksın, basit.
    Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
    basit...


    20ci esrin siyasi ,müharibə vəziyyətini möhtəşəm şəkildə çatdıran,insanı bir anlıq da olsa düşünməyə məcbur edən "Umut" şeri isə tamam ayrı aləmdi :
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar dogar günes dogarken
    ve günes dogarken çöp kamyonlari
    ölüleri toplar kaldirimlardan
    issiz ölüleri aç ölüleri
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken köylü aile
    erkek kadin esek ve karasaban
    saban kosulu esekle kadin
    topragi sürerler toprak bir avuç
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken ölür bir çocuk
    ölür bir japon çocugu hirosima'da
    on iki yasinda ve numarali
    ve ne bogmacadan ne menenjitten
    ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
    ölür bir japon çocugu hirosima'da
    dokuzyüz kirkbes te dogdugu için
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken tombul bir adam
    yatagindan çikar dalgin giyinir
    'bugün kimi kime gammazlamali,
    amirin gözüne nasil girmeli'
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken zenci soförü
    agaca asarlar yol kiyisinda
    gazyagina bulayarak yakarlar
    sonra kimi kahve içmeye gider
    kimi saç tirasi olur berberde
    kimi dükkanini açar erkenden
    kimi genç kizini öper alnindan
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken mahpus kadini
    kollari masaya bagli sirtüstü
    çiplak memeleri al kan içinde
    sorguya çekilir bir bodrumda
    sorguya çekenler cigara içer
    biri yirmisinde altmislik biri
    gömlekleri terli kollar sivali
    ve kum torbalari elektrodlar
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günesdogarken gülyapragina
    uçak alanindan sessiz pilotlar
    'H' bombasi yükler tepkililere
    ve günes dogarken günes dogarken
    otomatik silahlarla biçilir üniversitelilerle isçiler
    akasya agaçlari bulvarin
    pencereler balkondaki saksilar
    ve günes dogarken devlet adami
    konagina döner bir ziyafetten
    ve günes dogarken kuslar ötüsür
    ve günes dogarken günes dogarken
    genç bir ana bebesini emzirir
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken ben bir geceyi
    bir uzun geceyi gene uykusuz
    agrilar içinde geçirmisimdir
    düsünmüsümdür hasretligi ölümü
    seni memleketi düsünmüsümdür
    seni memleketi dünyamizi.
    isler atom reaktörleri isler
    yapma aylar geçer günes dogarken
    ve günes dogarken hiç umut yokmu
    umut umut umut... umut insanda.
    8. Mavi liman şeri ilә özünü sevdirmiş şair:

    Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    Seyir defterini başkası yazsın.
    Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    Beni o limana çıkaramazsın.

    Bir dә әn sevdiklәrimdәn, hirosimoda ölәn 7 yaşlı bir qızdan bәhs edәn şeridir. Hansı ki, bir neçә dilә çevrilib, mahnılar bәstәlәnib. Hәmçinin 2005ci ildә, hadisәnin 60 illiyindә, hirosimoya hәsr olunmuş tәdbirdә yapon dilinә çevrilib oxunmuşdur.

    Kız çocuğu (1956)

    Kapıları çalan benim
    kapıları birer birer.
    Gözünüze görünemem
    göze görünmez ölüler.

    Hiroşima'da öleli
    oluyor bir on yıl kadar.
    Yedi yaşında bir kızım,
    büyümez ölü çocuklar.

    Saçlarım tutuştu önce,
    gözlerim yandı kavruldu.
    Bir avuç kül oluverdim,
    külüm havaya savruldu.

    Benim sizden kendim için
    hiçbir şey istediğim yok.
    Şeker bile yiyemez ki
    kâat gibi yanan çocuk.

    Çalıyorum kapınızı,
    teyze, amca, bir imza ver.
    Çocuklar öldürülmesin
    şeker de yiyebilsinler.
    9. Bugün pazar.
    Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
    Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
    bu kadar benden uzak
    bu kadar mavi
    bu kadar geniş olduğuna şaşarak
    kımıldamadan durdum.
    Sonra saygıyla toprağa oturdum,
    dayadım sırtımı duvara.
    Bu anda ne düşmek dalgalara,
    bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
    Toprak, güneş ve ben...
    Bahtiyarım...


    Bu şeir ilə özünü mənə sevdirən şair.Sosialist şair.Cabir Novruzun bir sözü var :''Sağlığında qiymət verin insanlara''.Bu söz Nazım Hikmətə aiddir.Çünki sağlığında Türkiyədə ona qiymət verilməyib.
    10. karıma mektup

    Bir tanem!
    Son mektubunda:
    "Başım sızlıyor
    yüreğim sersem!"
    diyorsun.

    "Seni asarlarsa
    seni kaybedersem;"
    diyorsun;
    "yaşayamam!"

    Yaşarsın karıcığım,
    kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;
    yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı
    en fazla bir yıl sürer
    yirminci asırlarda
    ölüm acısı.

    Ölüm
    bir ipte sallanan bir ölü.
    Bu ölüme bir türlü
    razı olmuyor gönlüm.
    Fakat
    emin ol ki sevgili;
    zavallı bir çingenenin
    kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
    geçirecekse eğer
    ipi boğazıma,
    mavi gözlerimde korkuyu görmek için
    boşuna bakacaklar
    Nâzım'a!

    Ben,
    alaca karanlığında son sabahımın
    dostlarımı ve seni göreceğim,
    ve yalnız
    yarı kalmış bir şarkının acısını
    toprağa götüreceğim...

    Karım benim!
    iyi yürekli,
    altın renkli,
    gözleri baldan tatlı arım benim;
    ne diye yazdım sana
    istendiğini idamımın,
    daha dava ilk adımında
    ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
    kellesini adamın.
    Haydi bunlara boş ver.
    Bunlar uzak bir ihtimal.
    Paran varsa eğer
    bana fanila bir don al,
    tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
    Ve unutma ki
    daima iyi şeyler düşünmeli
    bir mahpusun karısı.

    bu şeiri ilə milyonların qəlbini fəth edən mavi gözlü dev.
1 2 3 4 » 5


sən də yaz!