gitme çocuğum, gitme canım, gitme evladım...
Son yazılanlar
Hazırki streak: 0 gün ardıcıl post yazılıb.
Rekord: 0 gün ən uzun ardıcıllıq.
Streak hər gün ən azı 1 post yazanda artır. Bir gün boş keçsə sıfırlanır. Streak uzun olduqca od böyüyür!
Tip: gecə quşu
Pik saat: 00:00
Saat diaqramı yazarın gün ərzində nə vaxt aktiv olduğunu göstərir. Qırmızı = ən çox post yazılan saatlar. Yaşıl = orta aktivlik.
Səviyyə 1: Yeni
XP: 0 (karma əsasında)
Növbəti səviyyəyə: 100 XP qalıb
Səviyyə karma əsasında hesablanır. Karma = reytinq + entry sayı + wiki töhfələri. Hər səviyyə üçün daha çox XP lazımdır. 25 səviyyə var: Yeni-dən Tanrı-ya qədər.
Təxmini söz sayı: 0
Toplam simvol: 0
Orta entry uzunluğu: 0 simvol
Kitab ekvivalenti: ~0 kitab (70K söz/kitab)
Söz sayı entry-lərdəki simvollardan təxmin olunur (orta 6 simvol/söz). Kitab ekvivalenti standart roman uzunluğuna (70,000 söz) əsaslanır.
gitme çocuğum, gitme canım, gitme evladım...
ruhtaki bir yaranın tesiriyle, mesela birisinden intikam amaçlı gibi, aslında sağlıksız bir psikolojiyle yapmıyorlarsa şüphe yok ki seksi seven kızlardır. bu kesin. gerisi tartışılır.
bedende değil ruhta olanı daha önemli olan özelliktir.
işe yarasın yaramasın hassas bölge.
bir dönem iş yaptırdığım güvendiğim bir çevirmenin tavsiye etmesi sonucu kullanmaya başladığım çeviri sitesi. zargan'dan iyi demişti. valla memnunum ben.
ortalama iq'larının 90 olan bir millet olması olabilirdi illa bir sebep bulmak istesem. ancak kızdığım o kadar çok şey var ki, gerçekten oldukça kalitesiz bir toplumuz ve ben bunu ifade etmeye bile gerek görmüyorum. yine de nefret kelimesi azericede farklı bir anlamda değilse, abartılı geliyor bana.
nefret etmek istedikten sonra sebep çoktur ancak bence burada türklerden nefret etmeyen birçok insan "kızma, öfkelenme" sebeplerini nefret adı altında paylaşmış.
bir dönem türkiye'nin dünya çapında bir kalitede çıkarılan, gerçek anlamıyla piyasada rağbet gören, özgün ve başarılı gezi dergisiydi. doğanburda grubu'nun eline geçtikten sonra çok şey yitirdi, sanki bir tek ismi kaldı... yazık oldu. yine de fena değil ama eski atlas'la arasında çok fark var.
hayran olduğum büyük türk şairlerinden biri.
azeri şiirinde, şiir sanatının tartışmasız ve önemli özelliği olan "az lafla çok şey söylemek" becerisi bilhassa gelişmiştir. pek çok azeri şairinde bunu gözlemlemek mümkün. bu güçlü geleneği oluşturan damarın yüzyıllar önce gelişmeye başladığını nesimi'ye bakınca görmek mümkün.
" mende sığar iki cahan, men bu cahana sığmazam," dizesi müthiş değil de nedir?
türk illerinde sistemli bir şekilde hor gösterilmeye, "gençlerin en kıymetli zamanlarından çalma" olarak tanıtılmaya başlanan vatan borcu. tamam, askerliğin sorunları vardır, tartışılmalı, düzeltilmeli. ancak, devlet-insan ilişkisi gereği, ülkenin de şartları gereği, zorunluluk ve borç olmaktadır.
askerliği sevmek zorunda değiliz, ancak bir görev olduğunun bilincinde olmalı, oflasak da puflasak da gereğini yerine getirmeliyiz. zira kimse askere gitmeyerek gidip nobel ödülü alacak bir çalışma yapmadığı gibi, nobel ödüllü bir çalışmanın önündeki engel de askerlik değildir.
işgaller hayal ürünü, olmayacak işler değil, gerçekçi olasılıklardır. bulunduğumuz coğrafyada bile bunun birçok örneğini yakın tarihte gördük. bir işgal durumunda askerden kaçmış, askerlik nedir bilmemiş olanlar hem kendilerini hem ailelerini nasıl savunacakları da öğrenmek için geç kalmış olurlar.
ülkelerimiz profesyonel askerliğe geçecek kadar zengin olana kadar, zorunlu askerliğe devam. uyuma, uyan.
oldukça kalitesiz bir ürün. aşırı şekerli, lezzetsiz. yemeyin, yedirmeyin, düzenli olarak yiyenlerle görüşmeyin.
gonaaaan, yenilmez pehlivan!
conan the barbarian çizgi filminin jeneriğinde.
Son bəyənilənlər