cemal süreya



facebook twitter əjdaha lazımdı   izləmə   lələ   mən   googllalink

    1. 'ota boka' başlıq açılıb türkiyənin ən böyük şair və yazıçısına açılmamasına təəccüblənmədim də deyil yəni.

    3 gün öncə ölümünün 24 ili tamam oldu şairin.əsl adı cemalettin seberdir."Özgürlüğün geldiği gün, O gün ölmek yasak!"-ifadəsini onu tanıyanların beyninə yazdırmış yazar.turgut özala beraber intihar edelim,ülke kurtulsun demişdir vaxtilə:

    ülkemizi sizden,
    sizi de kendi özel sıkıntılarınızdan
    kurtarmak için
    arkadaşım muzaffer buyrukçu'yla
    bir önerimiz var:

    intihar etmelisiniz!

    ben ve buyrukçu bu konuda
    dostça omuz veriyoruz size.

    gelin, halkın önünde,
    üçümüz birlikte intihar edelim.

    yer: kadıköy eski iskelesinin önü,
    günü ve saati siz saptayın.

    ülkemiz sizden kurtulsun,
    biz de bir işe yaramış olalım.

    qızı gonca uslunun araşdırmasına görə dostu ilə telefon nömrəsi üstündə mərcə girmiş,uduzsa soyadındakı y hərfinin birini sildirəcəyini demişdir.mərci uduzmuş və süreyya olan soyadını süreya olaraq dəyişmişdir.bunu ilk dəfə 1956cı ildə çıxan elma şeirində sonda bəyan etmişdir.
    şairin haqqında Melih Cevdet Anday: “Şiiri bütün fazlalıklardan kurtarmak istiyor, uzun özgürlüğünden ne güzellikler doğabileceğini gösteriyor.”
    Orhan Kahyaoğlu: “insan denen karmaşık varlığa bütün yüzleriyle kucak açan ilk şair Cemal Süreya’dır. Klasikleşmiş toplumcu gerçekçiliğin hiçbir zaman kavrayamadığı noktalardan biri de budur.”
    Gülten Akın: “Bir geleneği, hazır bir durumu sürdürmekle kalmayıp ona yeni şeyler katabilmiş bir ozandır o. ‘Gülün ortasında ağlıyorum’. Anlamı kullanıyor, zorluyor. Duyarlığı işliyor. Kendini alayla bitiriyor. Anlam, anlamsızlığın önüne geçiyor.”
    Tomris Uyar: “Şiiri çok iyi bilen, iyi yazmaktan korkan, mükemmellikten kaçan bir şair.”
    Doğu Perinçek: “Şiirin Evliya Çelebisi’dir.”
    Tomris Uyar: “Tanıdığı kaç kişi varsa, o kadar Cemal Süreya vardır. Hepsi değişik. Belki temel ögeleri aynı kalıyor: politikaya, edebiyata, espriye tutkusu, çalışkanlığı, dürüstlüğü… Çok değişken biri. O yüzden ben bir tane Süreya biyografisi düşünmem. Üç tane yazılabilir. Üç tane apayrı.”
    Ülkü Tamer: “Tanrı binbirinci gece şiiri yarattı Binikinci gece Cemal’i. Bin üçüncü gece şiir okudu Tanrı Başa döndü sonra, Kadını yeniden yarattı.”
    Can Yücel: “Aşk yok gayri memlekette / Cemal Süreya beri gideli”
    Ahmed Arif: “Eros’tu kendi okuyla kendini vuran”
    Aziz Nesin: “Jean Paul Sartre ve Cemal Süreya, dünyanın en küçük devletleri. ikisinde de bir devlet olabilecek kadar birikim var”
    Turgut Uyar: “Cemal Süreya ölmüş diyorlar / ilahi azrail!.. / Cemal Süreya ölür mü hiç!”-deyilmişdir.yazdım ki tanımayanların haqqında azacıq da olsa təsəvvürü olsun.bu da əjdahanın üvercinka şeiri:
    Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye
    Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    Yatakta yatmayı bildiğin kadar
    Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
    Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    Bütün kara parçaları için
    Afrika dahil

    Senin bir havan var beni asıl saran o
    Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    Sabahları acıktığı için haklı
    Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    Birçok çiçek adları gibi güzel
    En tanınmış kırmızılarla açan
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
    Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
    değerlendiremez
    Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
    diziyorlar
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
    Aklıma kadeh tutuşların geliyor
    Çiçek Pasajında akşamüstleri
    Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika hariç değil..

    hər ölüm erkən ölümdür,deyil mi şair?
    4. KADINLAR SUSARAK GiDER !

    Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez.

    Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.
    Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar.

    Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

    Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

    Kadın susarak gider!

    En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir.

    Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider.

    Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.
    5. sezai karakoçla kim daha yaxşı şeir yazar mərcinə girib və uduzub nəticsəsində soyadındakı y-nin birini sildirib.cemal süreyya olub cemal süreya.sezai karakoçun yazdığı hansı şeirdir deyə maraqlananlar üçün (bax: mona roza)
    6. əsl adı Cəmaləttin Seber olan və ən sevdiyim şeiri Uzaktan Seviyorum Seni olan şair
    Uzaktan seviyorum seni!
    Kokunu alamadan,
    Boynuna sarılamadan.
    Yüzüne dokunamadan.
    Sadece seviyorum!
    Öyle uzaktan seviyorum seni!
    Elini tutmadan.
    Yüreğine dokunmadan.
    Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
    Şu üç günlük sevdalara inat,
    Serserice değil adam gibi seviyorum.
    Öyle uzaktan seviyorum seni,
    Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
    En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
    En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
    Öyle uzaktan seviyorum seni!
    Kırmadan,
    Dökmeden,
    Parçalamadan,
    Üzmeden,
    Ağlatmadan uzaktan seviyorum.
    Öyle uzaktan seviyorum seni;
    Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
    Dilimde parçalayarak seviyorum.
    Damla damla dökülürken kelimelerim,
    Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.''


sən də yaz!