bugün məsləhət təsadüfi
sözaltı sözlük
postlar Yoxlama mesaj

cafe slavia



facebook twitter əjdaha lazımdı izlə dostlar   mən   googlla
yeraltı kitab kafe - kaffka cafe - road cafe - sözlük yazarlarının la liberta bookshop cafe görüşü - cigarillo - old school cafe and shop - keçən ayın ən bəyənilənləri - ən yaxşı film soundtrackları - cafe de flore - bistro
dostlarının yazdıqları:

1. praqada vltava çayı kənarında yerləşən bir vaxtlar kundera, kafka nazım hikmət kimi bir çox yazar/şairin məskəni olan cafe. indiysə o köhnə günlərdən əsər əlamət qalmayıb, burjuva oranıda zəbt edib.


----sitat----

“20 aralık 2011 salı günkü cumhuriyet’teki yazınızda slavia kahvesinden söz ettiğiniz bölümü okurken birden heyecanlandım; nâzım’ı ve şiirlerini anarsınız diye... bilirsiniz nazım prağ üstüne çok güzel şiirler yazmıştır. size ‘slavya kahvesi’ şiirini yazıyorum. lütfen nâzım’ın bu şiirini okurlarınızla paylaşmanızı diliyorum” diyen demirtaş sözlerini daha sonra şöyle sürdürüyor:

“ben prağ’a gitmeyi, v. şarl köprüsü’nden geçmeyi, nâzım’ın ayak izlerinden yürüyerek ‘üç leylek lokantası’nda nâzım’ın şiiriyle (moldova nehri) viltava’nın sularına dalarak bir şişe şarap içmeyi hep hayal ettim. prağ’a giden dostlarımın çantasına nâzım’ın prağ şiirlerini koydum. bu şiirlerden biri de ‘üç leylek lokantası’dır...”

üç leylek lokantası

prağ’da üç leylek lokantası’nda buluşurduk.

şimdi, bir yol kıyısında gözlerim kapalı duruyorum

sen bir ölüm boyu benden uzak.

belki prağ’da üç leylek lokantası yok

ben uyduruyorum.

prağ’da üç leylek lokantası’nda buluşurduk.

söylerdim içimden senin yüzüne bakarak

türküler türküsünü süleyman peygamberin.

prağ’da üç leylek lokantası’nda buluşurduk.

şimdi, bir yol kıyısında gözlerim kapalı duruyorum

sen bir ölüm boyu benden uzak

bir kırık aynadasın çarpuk çurpuk.

prağ’da üç leylek lokantası’nda buluşurduk.

ah bacım, vah sonya danyolova

hiçbir şey unutulmuyor ölüler kadar çabuk

slavya kahvesinde dostum tavfer’le yarenlik etmeyi severim

slavya kahvesinde dostum tavfer’le

viltava suyuna karşı oturup

tatlı tatlı yarenliği severim.

hele sabahları hele baharda.

hele sabahları hele baharda

konuşurken dalar dalar gideriz,

bir yitirir, bir buluruz birbirimizi

hele sabahları hele baharda

prağ şehri yaldızlı bir dumandır

ve kızıl kocaman bir elma gibi

nezval geçer taze çıkmış kabrinden.

paramparça yüreciği de elinde

ve orhan veli ile karşılaşırlar

urumelihisarı’ndan gelir o

ve telli kavağa benzer orhan’ım

yüreciği delik deşik onun da.

biz de aynı loncadanız biliriz tavfer

zanatların en kanlısı şairlik

sırların sırrını öğrenmek için

yüreğini yiyeceksin, yedireceksin.

prağ şehri yaldızlı bir dumandır.

viltava suyunun köpüklerine

martı kuşlarıyla gelir istanbul.

lejyonerler köprüsüne gidelim tavfer,

martı kuşlarına ekmek verelim.

26 nisan 1958, prağ

nâzım hikmet

--sitat--



hamısını göstər

cafe slavia