gecəyə bir şeir paylaş
| ədəbiyyat26,007 | 46 | 113
əjdahalar googlla
sözaltı etiraf - sözaltı günlük - sözaltı sözlük - türklərin sevilməyən cəhətləri - yazarların paylaşmaq istədikləri şeirlər - həyatın nə qədər cındır olduğunun anlaşıldığı anlar - güldürən hadisələr - yaran lətifələr - təkcə mənmi edirəm deyə düşünülən şeylər - öyrənildiyində təəccübləndirən məlumatlar
Yalnız deyilsən!
Bu duyğuların müvəqqəti olduğunu və kömək mövcud olduğunu bilmək vacibdir. Dostlarınıza, ailənizə, profesionallara müraciət etməyiniz vacibdir. Sizi dinləmək və lazım olan dəstəyi təmin etmək istəyən insanlar var.
Sözlük yazarları olaraq səni hər zaman dinləyə bilərik.
Əgər yalnız hiss edirsənsə, qaynar xəttə zəng et:
☎ 860kirli, acı bir su gibi yürüdü içimde
dokunduğum, gördüğüm her şeye sindi
ürperdim, korktum ve biraz şaşırdım
bugün oturdum ölümü düşündüm
yağmur altında ya da karanlıkta
bir başıma kalmış gibi.
sevgilim böylesine alımlıyken
güz kuşlarının güneye doğru akıp gideceği yol
iyice belirmişken gökyüzünde
onarırken, sararken hayat
çocukların incinmiş gülüşlerini
artık her park yeri bir apartman inşaatı
her sokak bir otomobil nehriyse de.
bugün oturdum ölümü düşündüm
soğuk camlara dayayarak yüzümü
kuşağımın acısını, kefenlenen gençliğimizi
yaşayan ya da artık yaşamayan dostları
bugün oturdum ölümü düşündüm
örterek yüreğime kara bir tülü.
bugün oturdum ölümü düşündüm
kapkara bir gece penceremi dalarken
öleceğini bile bile karşı koymanın onurunu
yiğitliğin, özverinin, sevginin
arkadaşlarımın yüreklerinden çıkan özsuyunu.
bugün oturdum ölümü düşündüm
bir darağacında ya da yolda yürürken
bugün oturdum ölümü düşündüm
yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken"
//ahmet erhan
demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu her yerde insanın
gurbet mutlaka olacaktır
Sevda ile hasret varsa eğer
Zulüm varsa mahpusluk varsa
Ayrılıklar yakıyorsa içimizi
Gurbet mutlaka olacaktır
Solgun bir ışık altında yazılıp
uçları yakılan mektupların
yarısı ağıtsa yarısı türküdür
ve gurbet mutlaka olacaktır
Bekleyişlerle direnen ömrün
dağlamaktaysa bağrını hicran
ve kıskıvrak sarıyorsa keder
gurbet mutlaka olacaktır
Oyalı bir mendilin kanaviçesindeki
sabrın kararttığı gül demetine
usulca düşüyorsa bir damla gözyaşı
gurbet mutlaka olacaktır
Gerçi taşbaskısı kitaplar
işportaya düştükten bu yana
hüzünden epey uzaklaştık
Ama gurbet yine de vardır
Suyun serin göğsüne daldırılan
kızgın bir demirdir gurbet
Toplar bin yıllık duyarlıkları
ve acıları hiç eskitmeden
Gurbet ne ki yüzyılımızda
demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu her yerde insanın
gurbet mutlaka olacaktır
II.
Hiçbir şey gideremez iç sıkıntılarını
memleketinin şarkıları ve tütünü gibi
ve usulcacık okşar
karadeniz vapurunu nazım
yanar elleri
Zamanın bağrında kanayan
birer zakkumdur her sürgün
hasretin elleriyle yoğurur hüznü
ve kanatır gurbetin
kadim yarasını
Dersim sürgünden de öte bir şey
zilan bir kerbela’dır aslında
hala anlatılır ki aşiret çocuklarına
bir zulümdür gurbet
zulümden de öte
Gurbet ne ki yüzyılımızda
demek de bir yabancılaşmadır
Çünkü varolduğu sürece
dünyada zulüm
gurbet mutlaka olacaktır"
ahmet telli - gurbet mutlaka olacaktır
Geçit vermez yerleşik sevdalara.
Yurtlandırmaz bir bakışı, gülüşü konar göçer kirpiklerinin ucundan.
ihlali sonsuzluktur bu sınırların,
ihlali kayboluştur bu gözlerin,
ihlali esaret, ihlali sürgündür.
Bundandır sana sürgünlüğüm.
Gözlerinin önünden geçişim bundandır.
Geçipte konuk olamayışım,
Bundandır defalarca gölgen kadar yakınlaşıp da, yüreğinin kıyısında seyredişim.
Elimi sonsuz kere uzatıp gizliden,
bin kırıkla çekişim bundandır.
Bundandır dokunmaya bir adım kala eşkiya misali kaçaklığım.
Hiçbir şeyle tarif edemeyişim gözlerini,
Derinliğinin ve gizliliğinin sırına eremeyişim,
Kelimelere sığdıramayışım bundandır.
Mahkum edildim sürgünlüğe,
isyanım sana değil zamansız gidişinedir.
isyanım yüzüne el süremeyişimdendir,
isyanım yüreğine dokunamayışımdandır,
Gözlerinin içinden öpemediğimdendir isyanım.
Sürgün edildim sana,
Günler, geceler ve yıllar boyunca.
Ve sürgün olacağım,
Sürgün olacağım gözlerine..."
"Qaranlığın verdiyi rahatlıqlar
Ölümü hələ də dadmayan varlıqlar
Və ruhun torpaq kimi qoxusundan, həzz alırlar,
Günahkarlar.
Nə yeriniz var, nə yurdunuz
Az gedib tez yoruldunuz
Fırlanan bir kürə tapıb adına yer dediniz,
Yerlə bir oldunuz."
Keder sana yakışmıyor
(youtube:
)
Ne kadar değişmişsin ben görmeyeli,
Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasırdan,
Hüzün rengi almış saçlarının her teli
Gözlerine gölgeler düşmüş kahırdan,
Gözlerin ki, gördüğüm gözlerin en güzeli
Ne kadar değişmişsin ben görmeyeli
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Fıkır fıkır gülerdi gözlerinin içi
Dudakların nemliydi sevgiden, arzudan
Yapraklarına çiğ düşmüş karanfiller gibi
Baygın kokusuna anılarla beraber giden
Böyle mahzun kederli değildin eskiden
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Ağlamaktan mı karadı gözlerin
Bir zamanlar göz yaşını sevmezdin
Şimdi neden yaşardı gözlerin
Hasta mısın, yorgun musun nen var
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz
Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu
Taptaze, ılık kar gibi beyaz
Keder sana yakışmıyor gül biraz
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz.
Şair: Victor Hugo
Yorum: Ahmet Faruk Nalbantoğlu
aklımı kanıtlamışım neye yarar?
Ahh akıp gidiyor hayat
insanı gelişen, değişen bilim baki kılmaz,
sevmek hiç bir zaman başka olmaz
Duygular hep aynı, hissler yanılmaz
Aşktan mı uyayamıyorsun yoksa aşktanmı uyanıyorsun, dikkat et.
ikisi bir-birinden çok başka, nolur bunu anla
Sen beni bir gece uyandırdıktan sonra ben uyuyamadım yıllarca
Raun
Yüreğim tutuklu, göğsüm kafeste
Yanacağız ikimiz de ateşte
Bir kıvılcım yeter, hazırım bak
Aşk için ölmeli, aşk o zaman aşk
Allah'ım, Allah'ım
Ateşlere yürüyorum
Allah'ım acı ile
Aşk ile büyüyorum
Beni yor hasretinle, sevginle yor
Sevgisizlik ayrılıktan daha zor
Dilediğin kadar acıt canımı
Varlığın da, yokluğun da yetmiyor
Varlığın da, yokluğun da yetmiyor
Benim annem güzel anem beni koyver
Sağ yanımda bir sızı var, sol yanımda yandım aman altıpatlar
Bu dert beni verem eder
Eğri büğrü bakar oldum boyunbağı takar oldum şaşkın oldum
sakar oldum
ikide bir yüreğimi dağa taşa diker oldum
Şunca yıl karanlıkta göz kırpmaktan bıkar oldum
Benim annem şeker annem gençlik elden gitti gider
Dama çıktım damdan düştüm kılıç kestim esrar içtim
Şahin oldum keloğlanın külahını kaptım kaçtım
Yâre ağlar güler uçtum yarı yolda yorgun düştüm
Benim annem kadın annem bu nasıl iş bana deyver
Gece gündüz düşünürüm tenhalarda menhalarda
Aman annem güzel anem beni koyver
Sağ yanımda bir sızı var, sol yanımda dağlar duman altıpatlar
Bu dert beni adam eder.
Ataol behramoğlu
üzv ol